Soru :
Dijilay Ablam, ben 19,5 yaşında bir erkeğim. Takıldığım forum ortamındaki bir kızın avatar resmini görür görmez, aşık oldum. Her gün onu düşünüyorum ama onun benden hoşlanıp hoşlanmadığını bilemiyorum. Yazdığım şeylere çoğu zaman gülücük koyuyor ama geçen gün, başkalarına da aynı şeyi yaptığını fark ettim. Acaba o da beni seviyor mu, bunu nasıl anlayabilirim?
Cevap:
Canım yazık sana ayol, çok safsın bu işler için. Göz göze değmeden nasıl anlayacaksın a şaşkınım. Hele biraz zaman geçsin, yaz iki satır iltifatlı yazı, sonra da bir yere çaya davet et, iki çift laf edin, bak bakalım hala aynı şeyleri hissediyor musun. Hem onun davranışlarından da belli olur ne hissettiği. Öyle sanal alemde iki göz görüp de mesut olan çok az insan var, hem sen şimdi üniversite okuyorsundur kafanı bu işlere vereceğine derslerine ver de tez zamanda kendi başına ayakta durmaya bak. Yoksa aşk meşk demezler, vermezler sana kız filan haberin olsun.
Soru:
Sevgili Dijilay Abla, MSN de konuştuğum bir çocuk vardı. Geçen hafta bana çıkma teklif etti, kabul ettim ve hemencecik Facebook statüsümü “ilişkide” yaptım. Onun profili ise hala “bekar.” Ne yapacağımı bilemiyorum. İkimizi de tanıyan arkadaşlarım, benimle dalga geçiyor. Onu çok seviyorum ama “ilişkide” olmazsak ona nasıl güvenebilirim? Sence facebook’ta başkalarıyla konuşuyor olabilir mi?
Cevap:
Ah benim akılsız kızım, etrafında öğüt verecek hiç mi büyüğün yok. Bak benden sana abla tavsiyesi, kaçan kovalanır. Sen hemen “elde bir” oluvermişsin. Ne o nişan mı taktın da sanal medeni durumunu ilişkiye koydun. Haydi aklını başına devşir git dersini filan çalış, eli işte gözü oynaşta adamdan senin kafanda kızlara hayır gelmez. Haydi canım haydi.
Soru:
Sevgili Dijilay Ablacım. Herkesin elinde bir iphone telefon, bir ben eksik kaldım. Kendimi kötü hissetmeyeyim diye tahtakaleden içi boş iphone çerçevesi aldım, bir yerde otururken çalmış gibi çantamdan çıkarıp göstere göstere konuşuyormuş gibi yapıyorum. Teşhirci miyim acaba diye endişelenmeye başladım, ne dersin?
Cevap:
Ah benim aklı evvel kızım, sen değil seni bu duruma düşürenler utansın. Sitv Cobs bak ne hallere düşürmüşsün çoluğu çocuğu. Bir zamanlar lü viton çanta furyası vardı şimdi afyon almış yerini, beşikteki bebenin bile eline veriyorlar ayol “param var bak alabiliyorum” diye. Şimdi hanım kızım sen yavaş yavaş bu sevdadan vazgeç o çerçevei sakla içine foto moto koyarsın ileride en iyisi
Elde ne varsa onunla idare et, soranlara da “yok aman röntgen ışını veriyormuş, beynime acıdım vazgeçtim kullanmaktan” dersin.
Soru: DiJilaiii aBlaMMMMM, Choq khÖtü Birr durumdayımm. Hngi siteye girsem TurkCHemle Dalga geciolarrr. Ama Biz arkdşlarımla hep bööle KonuSHuoruz. HiCH kimse beni Ciddie ALMio. n YapMamm gerekio? BööLe dha çbk YazIorum, hemde bnce Dha GüzzELLL. Rumuz: Emoysam günahım ne Cevap: Ay boyun bosun devrilmesin senin bu ne, yanında bir de lügat yollasaydın. Okuyup anlayacağım diye canım çıktı. Emo memo anlamam, dizime yatırır sopalarım seni vallahi. Çabuk yazıyormuş ne acelen var arkandan atlı mı kovalıyor, yaz adam gibi her harfin hakkını vererek. Çok istiyorsan arkadaşlarınla smslerini böyle yaz. Ortalığa yazdıklarını da adam gibi yaz. Google bey unutmuyor bu yazdıklarını, yarın öbür gün yaşın büyüyüp adam sınıfına girdiğinde, bunları yüzüne yüzüne vuruverir vallahi haberin olsun.
Soru:
Sevgili Dijilay Abla, MSN de konuştuğum bir çocuk vardı. Geçen hafta, bana çıkma teklif etti, kabul ettim ve hemencecik Facebook statüsümü “ilişkide” yaptım. Onun profili ise hala “bekar.” Ne yapacağımı bilemiyorum. İkimizi de tanıyan arkadaşlarım, benimle dalga geçiyor. Onu çok seviyorum ama “ilişkide” olmazsak ona nasıl güvenebilirim? Sence facebook’ta başkalarıyla konuşuyor olabilir mi?
Rumuz: Efkarlı statüs
Cevap:
Ah benim akılsız kızım, etrafında öğüt verecek hiç mi büyüğün yok. Bak benden sana abla tavsiyesi, kaçan kovalanır. Sen hemen “elde bir” oluvermişsin. Ne o nişan mı taktın da sanal medeni durumunu ilişkiye koydun. Haydi aklını başına devşir git dersini filan çalış, eli işte gözü oynaşta adamdan senin kafanda kızlara hayır gelmez. Haydi canım haydi.
Soru:
Tavsiyene ihtiyacım var Dijilay abla. Herkes kendine bir netbook almış. Ben de almak istiyorum. Sence hangisini alsam? Fakat bizim DVD’ci Metin’den aldığımız DVD’leri de seyretmek de istiyorum ama, bunların DVD sürücüsü yokmuş. Sence bir de harici DVD sürücü alsam yanına, çok mu kro gözükür?
Cevap: Ayol Meraklı ne garip adamsın, netbook sağa sola giderken kolayca taşınısın acil durumda mesaj bakılsın diye bir alet. Ne o acilen DVD mi izlemen gerekecek sokakta. Al harici oynatıcıyı evinde kullan kime ne ya hu. Sormak için sormuşsun, ben de cevaplamak için cevapladım işte.
Soru:
Dijilay Abla bu formspring.me de ne ola? Ahret sualleri dönüp duruyor ortalıkta. Geyik görünümlü sorular çoğunlukta olsa da huylandım ben bir kere. CIA’in bize soru sorup cevap alabileceği bir yer mi oluyor? Nereden çıktı bu şimdi? Ateş istemek için de formspring.me’ye mi gireceğiz artık?
Cevap:
Ay hiç güleceğim yoktu, paranoyanın doruklarına ulaşmışsın sen çocuğum. Eski tüfeklerden misin nesin? Her gün yazdığın e postalardan, yorumlardan, paylaştığın fotograflardan ürkmedin de, iki kıytırık sorudan mı tırstın a gözüm. CIA işi yok senin sorularından yola çıkıp eylem de yapacak. Ya de get işine, adamlar geyiğin dibine vurulsun diye bir oyuncak yapmışlar oyna eğlen rahatla.
Soru:
Selam ablacığım, 23 yaşında bir genç kızım, şirketimizin sosyal medya işlerine bakan çalışanıyım. Geçenlerde patronum bana sosyal medyada aktif değilsin diyerek herkesin içinde beni rezil etti. Yok neymiş rakipler fan page oluşturmuş da, bizim grupta sadece 400 kişi varmış diyerek beni bozdu. Bu arada şirkette facebook da yasaklandı, giremiyoruz. Ne yapsam dijilay abla. Basayım mı istifayı? Bir ajansta çalışır, gül gibi geçinirim diyorum. Sence doğru mu diyorum?
Cevap: Facia kızım hayal dünyasında yaşama, ekmek aslanın ağzından midesine indi ne diyorsun sen. Ajanslarda zor iş bulursun sen bu kafayla. Hele önce bir soraydın şu sersem patrona, sosyal alem elemanı olup da sosyal sitelere bakamadan nasıl işimi yürüteceğim diye. Sonra da abone toplamak için yeni numaralar bul. Ne bileyim başka bir kimlikle gruba gir, “en çok yeni üye getirenle yemeğe çıkacağım” de, katlanıversin o 400 bir anda, tabii yemeğe giderken mahalleden aklı başında bir ağabeyi de yanında götür ki başına iş gelmesin.
Soru:
Merhaba Dijilay abla. Piyasada yazılımcı dedikleri adamlardan biriyim. 25 yaşındayım İstanbul’da yaşıyorum. Meslek hayatıma bundan üç yıl önce interaktif cd’ler yapan bir ajansta başladım. Sonra başka bir dijital ajansa geçtim ve orada bir yıl kadar çalıştıktan sonra büyükler liginden dedikleri dijital ajanslardan birinden teklif geldi. Kabul ettim. Çalışmaya başladıktan sonra büyükler liginin diğer ajansı iş teklif etti ve oraya geçtim. Şu anda çalışmadığım bi tane ajans kaldı. Onlarla da iş görüşmeleri yapıyorum şu sıralarda. Orada çalıştıktan sonra emekli mi olmam gerekiyor? Bana bir yardım et Dijilay abla
Cevap: Bu ne böyle ya hu, çayın soğuyunca paltonu alıp başka şirkete mi geçtin a oğlum. İyi yine sana güvenip işe alıyorlar. Sizin sektörün raconu olsa gerek. Benim zamanımda alim allah adını çıkarırlardı da bir yerde iş bulamazdın. Sen dua et de, seneye iki şirket daha girsin piyasaya sırayla da onlarda işe girersin. Eh sonra da evvel allah, emekli olmak yerine yurt dışına açılırsın.
Ay yeni yıl filan dedik mart ayına geliverdik işte, ne anladım ben bu yeniden. Sorular sel olmuş akıvermiş posta kutuma. Canlarım pek dertlisiniz hepiniz bu genç yaşınızda, üzülüyorum vallahi sizler için. Haydi canlarım, silkelenin kendinize gelin, bakın daha ne baharlar ne yazlar var yaşayacağımız.